Popüler Haberler
|
07 Aralık 2009
Posted in
Haberler -
Evrim Haberleri
![]() | Akıllı tasarımcılar tıpkı omurgalı gözünde iddia ettikleri gibi, bakteri kamçısının “indirgenemez karmaşıklıkta” olduğunu çünkü birçok parçasından birinin bile eksikliğinde işlerliğini yitireceğini savunuyorlar. Charles Darwin’in, evrim teorisini ilk olarak formüle ettiği Türlerin Kökeni Üzerine kitabının basılmasının 150. yılında teori, hala bilimdışı itirazlar ile karşılaşıyor. Evrimi eleştiren seslerden en yüksek olanı, bitki ve hayvanlardaki pekçok yapının doğaüstü bir akıl tarafından hatasızca tasarlanmış olduğunu savunan “akıllı tasarım”cıların. |
Safsata: Bakteri "bacağı" evrimle oluşamaz
Bazı bakteriler flagella denilen düzinelerce birbirine karmaşık protein kısımlardan oluşan kamçı benzeri yapılarla hareket ederler. Flagellanın karmaşık yapısı, yaratılışçılara göre kademeli bir evrimsel süreci olasılık dışı hale getiriyor.
“Bakteri kamçısı da indirgenemez kompleksliliğe örnektir. Bakteri kamçısı, çok karmaşık bir ‘organik motor’ ile çalışır. Kamçıyı oluşturan yaklaşık 240 ayrı protein vardır. Bunlar kusursuz bir mekanik tasarımla yerine yerleştirilmiştir. Kamçıyı oluşturan moleküler parçaların tek bir tanesi olmasa ya da kusurlu olsa kamçı çalışmaz ve dolayısıyla bakteriye hiçbir faydası olmaz. Bakteri kamçısının evrimcilerin iddia ettiği gibi ‘kademe kademe gelişmesi imkansızdı.” (Harun yahya, Yaradılış Atlası 2, s.738)
Evrimcilerin cevabı
Bu varsayım Amerikalı yaradılışçı Michael Behe tarafından ortaya atılmıştır ve “indirgenemez karmaşıklık” safsataları bilimin en kolay çürütüklerinden biri olmuştur. Bilim ve Gelecek dergisi kitaplığından çıkan “Harun Yahya Safsatası ve Evrim Gerçeği” kitabındaki cevaplara göz atalım. Şöyle ki, yaradılışçıların bu konudaki tezini çürüten en önemli bulgu, hangi biyolojik yapı ya da süreç ele alınırsa alınsın, onun yüzlerce hatta binlerce çeşidinin canlılarda iş görüyor olduğudur. Kamçının bakteriler dahil tekhücreli canlılar dünyasında, oldukça benzer moleküllerden oluşan, yüzlerce farklı çeşidi bulunmaktadır. Bu farklılık kimi zaman bir, kimi zaman iki, kimi zaman ise onlarca moleküle bağlı olmaktadır. Örneğin, insan bağırsağında da yaşayan Eschericia coli bakterisinde bulunan kamçı yaklaşık 40 proteinden, mide ülserine neden olan Helicobakter pylori bakterisi ile 33 proteinden oluşan bir kamçı ile gayet etkili bir şekilde varlığını sürdürmektedir. Bu durumda şunu sormak gerekiyor: şayet yaradılışçıların iddia ettiği gibi 240 ayrı proteinden oluşan bir bakteri kamçısı kusursuz bir tasarımsa, E. coli bakterisi 40 proteinli kamçısıyla nasıl yaşayabilmektedir?
Flagella

a) Monotrichous b) Lophotrichous c) Amphitrichous d) Poritrichous
Diğer bir örnekse bakterilerden daha yüksek bir hücresel organizasyona sahip ama (çekirdeği olmayan) bakteriler gibi tek hücreli olan (çekirdeğe sahip) bazı protozoonlar hareket etmek için, bakterilerdeki gibi kamçının hücreye bağlandığı bölümde motor bir yapı bulundurmayan farklı bir kamçı kullanırlar. Diğer bir ifade ile hareket daha az karmaşık (indirgenmiş) bir sistem ile yerine getirilir.
Doğada hiçbir canlının, yartılışçıların keyfi yaklaşımlarındaki gibi, (çok yaşamsal bir konumda değilse) bir moleküldeki sorundan dolayı tüm sistemi hepten çöpe atmak gibi bir lüksü yoktur. Örneğin bakterilerde kamçı protein genleri ile yapılan mutasyon çalışmalarında, sisteme ait bazı genlerde meydana getirilen yapay bozuklukların kamçının çalışmasını durdurmadığı ama kamçının yönlenişi düzgün ayarlayamamasına neden olduğu görülmüştür. Yani “tasarımı bozulmuş” kamçı, iş görmekte, tam verimle çalışmasa bile hareket edip besin bulmasını sağlamaktadır. Arizona Üniversitesi’nden Howard Ochman ve Renyi Liu tarafından yapılan kamçının nasıl çalıştığıyla ilgili genetik düzeydeki araştırma, bu organelin nasıl ortaya çıktığını açıklamıştır (Proceedings of the National Academy of Sciences, Nisan 2007).
Kaynak: http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/bakterilerin-bacaklari-da-evrime-karsi-haberi-21199
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









Yorumlar
1-Genler hakkındaki bilgilerimizden kaynaklı evrimsel gerçekler...
2-Fosiller aracılığğıyle elde edilen gerçekler...
Bu konuda yaratılışçıları n yalan söylemekten başka çareleri yok. Mesela Harun Yahya , hitapettiği kitlelerin cehaletindende faydalanarak, bir tür yılan balığına ait olan fosille, günümüzün resmen yılanını karşılaştırarak bakın değişiklik varmı diye sorabiliyor! Yada, plastik yapma bir örümceği alıp,bu koyun sürüsüne bir örümcek olarak yutturabiliyor... Bu fotoshop hilesini bile bilim adamlarımı bulmak zorunda...
Bu nedenle, burda Yahya yalancısının yalanlarını tekrarlayanlara cevap verme gereği yoktur... Varsa bilimsel olarak söyleyebilecekl eri bişey, buyursunlar yazsınlar...
Saygıyla
Canlıların büyümesi, irileşmesi, cüceleşmesi, hızlanması, yavaşlaması, sıçraması, atlaması, koşması,uçması, süzülmesi, tıslaması, hırlamasıda canlının evrim geçirmesini sağlamaz.
Yoğurt yemekte evrim geçirmeyi sağlamaz, rahat rahat yiyebilirsin afiyet olsun
Di mi? Büyüme, irileşme, cüceleşme, hızlanma, yavaşlama, sıçrama, atlama, koşma,uçma, süzülme, tıslama, hırlama,
Canlı dediğin nedir ki öyle oturur etrafına anlamsız anlamsız bakar.
Üstadım sana cevap verecek hal ve vaktim kalmadı başka bir arkadaş devralsın ben gidip biraz yoğurt yiyecem.
Aynı genin belli bir karakterinin sürekli bir seçilime tabi tutulması ile sonraki nesillerde yeni genetik materyaller, organlar ve yeni türler oluşmazlar. >Evrim oluşmaz.
Bizburda evrimi tartışıyoruz sen iyice işi büyüme gelişmeye getirdin.
Tekrar belirtmek istiyorum. Beslenme evrimsel süreçte bizlere enerji girdisi sağlar. Genetik materyalimizde etki eden dış unsurlardan sadece biridir. Boyu uzunluğu, iri bir gövde, kalın kollar, kaslı bacaklar gibi fizyolojik özellikler beslenme ile doğrudan ilişkilidir.
Bu konuyu tartışacak başka bir arkadaş varsa buradan devralsın, işime gücüme bakıcam artık.
İyide madem bu kadar hoşuna gitti neden benim en başından beri savunduğum fizyolojik etkilerin evrim yapamayacağı, yeni genetik materyal üretemeyeceği görüşümü eleştiriyorsun.
Valla okadar çok fikrinden döndünki neyi savunuyorsun anlamakta güçlük çekiyorum
Elbette değiştirmez.Genler boyu uzatır ya da kısaltır. Gülmemek için zor tutuyorum kendimi
Boyun uzamasından sorumlu genler bu işi yürütür. Bu genin sağlıklı çalışması için gereken enerjiyi verirsen, daha iyi çalışır. Ver yoğurdu, sütü, eti, balı, yumurtayı bak nasıl dalyan gibi olur bizim Türk çocukları. Ama nerdee? etin kilosu olmuş 40 tl be ölümlü kardeşim
Burada ağlamamak için zor tutuyorum kendimi.
Boy uzaması genleri değiştirmez. Yani size güleyimi ağlayımmı bilemedim. Lütfen en baştan ilköğretimden biyoloji eğitimi alın. Ve bu yobaz kafadan kurtulun
Ne oldu taylan74 neden fikir değiştirdiniz, neymiş efendim genetik değişiklik yapmasada fizyolojik değişiklik yaparmış. Ben ne diyorum sabahtan beri genetik bir değişiklik olmaz. Evrim geçirmez.
Siz bukadar saçma fikirleri insanları aşağılayarak savunuyorsunuz sonrada gerçeği görünce hastalıklı yorumlardan gına geliyor. Yapma yav. Asıl siz hastalıklı çarpıtmalarınız a bir son verin artık.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.