Popüler Makaleler

Yaratılışçılık

Olgu ve Kuram Olarak Evrim
Evrimin olduğuna dair güvenimiz üç genel kanıta dayanır. Birincisi; etkin durumda olan evrimin, gerek laboratuvar dışından, gerekse laboratuvar içinden bol miktarda doğrudan ve gözlemsel kanıtına sahibiz. İkinci kanıtımız doğanın kusursuz olmayışının evrimi açıklamasıdır. Hepimiz ortak bir atadan miras almamış olsak, neden aynı kemiklerden kurulmuş yapılarla bir fare koşsun, bir yarasa uçsun, bir domuz balığı yüzsün ve ben de bu makaleyi yazayım? Bir mühendis, her birimiz için daha uygun eller ve ayaklar tasarlayabilirdi. Üçüncü kanıt, daha doğrudandır: bir durumdan ötekine geçişler çoğunlukla fosil kayıtlarında bulunur.

Türkiye Bilimler Akademisi'nin (TÜBA) 11/03/2009 tarihinde yayınladığı bildiridir:

Bilim çevrelerindeki tartışmalar nedeniyle, Türkiye Bilimler Akademisi’nin 2004 yılında tıpkıbasım olarak yayımladığı ve Darwin’in teorisinin önemine dikkat çeken Amerikan Bilimler Akademisi’nin (NAS) Bilim ve Yaratılışçılık adlı kitabının 2. baskısına PDF dosyası olarak yer veriyoruz.
(Bilim ve Yaratılışçılık 2. Baskı)

TÜBA’nın Evrim Teorisi ile ilgili ilk duyurusu 17 Eylül 1998 yılında yayımlanmış, bu duyuru ile eğitim sistemimizde bulunan bilim dışı ögelerin ayıklanması ve eğitim programlarına çağdaş bilimsel düşünce yöntemlerinin ve ürünlerinin yerleştirilmesi konusunda kamuoyunu uyarmıştır.
(TÜBA’nın 17 Eylül 1998 tarihli duyurusu)

Aynı duyuru, bilim eğitimcilerinden gelen yoğun talep nedeniyle 21 Ekim 1998’de yenilenmiştir.
(TÜBA’nın 21/10/1998 tarihli duyurusu)

Türkiye Bilimler Akademisi ayrıca, Dünya Akademileri Birliği’nin üyesi olarak, (InterAcademy Panel) 21 Haziran 2006’da kamuoyuna duyurduğu “Evrim Eğitimi” konulu bildiriyi imzalamış ve yayımlamıştır. Türkiye Bilimler Akademisi dahil 68 ülkenin bilim akademilerinin imzaladığı bildiride, yetkililer, eğitimciler ve velilere, çocukların bilimsel yöntemler ve buluşlar konusunda eğitmeleri için çağrı yapılmaktadır.
 (Bildirinin Türkçe çevirisi ve imzalayan akademilerin listesi)


Tüba'nın bu kitapçığını internet sayfamızda bu linkten indirebilirsiniz.
 TÜBA - Bilim ve Yaratılışçılık (655.62 kB 2009-06-27 21:38:07)

Prof. Dr. Haluk Ertan
İÜ Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü

Ülkemiz yaratılışçıları bir süredir yazılı ve görsel basındaki faaliyetlerini arttırdılar. Yüzlerce milyar liralık reklam ve programlarla, her gün bir yerde boy gösteriyorlar. Şeriatçı gazeteler ise sürekli Darwin’e saldırıyor. Görünen o ki yeni bir kampanya için bir yerlerden düğmeye basılmış. Türkiye’deki yaratılışçı hareket özgün bir oluşum olmayıp, hem para hem de bilgi desteği açısından dışa bağımlı, diğer bir ifadeyle taşeron bir akım olduğundan, düğmenin bulunduğu yerin ABD’deki Hıristiyan Yaratılış Araştırma Enstitüsü olması yüksek ihtimal.

Burada bunlar olurken, Ağustos’un ilk günlerinde ABD’de bu konuyla ilgili dikkat çekici bir gelişme daha meydana geldi. Basından öğrendiğimize göre, Teksas’lı bir grup gazeteci ile yaptığı toplantıda oğul Bush, okullarda evrim kuramıyla birlikte dinsel kökenli “akıllı tasarım” görüşünün de öğretilmesinden yana olduğunu söylemiş. Gerekçesi de öğrencilerin farklı görüşlerle karşılaşmasının iyi olacağıymış! 

Yaşam anlık bir yaratmayla mı ortaya çıktı?

Dinsel bağnazlığı yansıtan yaratılışçı akım «bilimsellik» görünümü altında bilime karşı bir harekettir. Başlıca savları incelendiğinde, hedefin belli bir olayı ya da olgular kümesini açıklamaktan çok, evrim düşüncesini yıpratmak, yıkmak olduğu görülür. Yaratılışçıların son yirmi yıldır kullandıkları taktik, evrim kuramına ilişkin eleştirileri yaratılışçı görüşü doğrulayan kanıtlar olarak göstermektir. Böyle bir manevraya başvurmaları aslında kendi savlarım bilimsel anlamda kanıtlayamadıkları demektir.

Yaratılışçılığın özünde yer alan şu iki temel savı alalım, örneğin:

Düzen, Tanrısal varlığın kanıtı mıdır?

Tanrı'nın varlığını kanıtlama çabasında teologların kullandığı klasik argümanların başında doğanın işleyişindeki düzen gelir. Canlılarda üstelik belli bir amaca yönelik görünen bu düzeni şans ya da rastlantı ürünü saymak inandırıcı olmaktan uzaktır. 19. yüzyıl mekanik anlayışına karşı çıkan teologlar, kendileriyle ters düşme pahasına da olsa, bir analojiye başvurmaktan kendilerini alamazlar. Onlara göre canlı organizma bir saat gibidir, bir saat gibi çalışır. Saat nasıl bir takım rastlantı etkenlerin ürünü değilse, daha karmaşık bir plana bağlı işleyen organizma da öyle şans ya da rastlantı etkenlerin ürünü olamaz. Bir plan, bir plancının varlığıyla olasıdır. Doğadaki düzen Tanrı'nın eseridir.

İlgili Makaleler

Son Yaratılışçılık Makaleleri Yorumları

" Hayatta kalan türler ne en güçlü olanlar, ne en akıllılardır, ama değişime en iyi ayak uyduranlardır. "
[Charles Darwin]