Popüler Makaleler

Yaratılışçılara cevaplar

Prof. Dr. Haluk Ertan
İÜ Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü;
Biyologlar Derneği İstanbul Şubesi

Bir grup bilimci, bilgi birikimine katkı sağlamak için emek sarf ediyor ve birtakım bulgular ortaya koyuyor. Fakat bu sonuçlar, bilgi üretmeyen, bilim asalağı durumundaki Yaratılışçılar tarafından, Darwin ve Evrim Kuramını karalamak için sömürülüyor. Araştırmacılar sonunda, bilim dünyasında görmeye pek alışık olmadığımız bir şekilde, çalışmalarının Yaratılışçılar tarafından çarpıtıldığını, Ernst Haeckel'in kimi çalışmalarının bilimsel gerçeklere uymasa da, konuya genel bakışının doğru olduğunu ve embriyoloji biliminin Darwin'in çalışmaları ve Evrim Kuramıyla tam bir uyum içinde bulunduğunu dünyaya duyurmak zorunda kalıyor.

Bu yazımda Harun Yahya'nın 20 Soruda Evrim Teorisinin Çöküşü kitabının İnsana ait bulgular ne kadar eskiye gider? Bu bulgular neden evrimi desteklemez? başlıklı 3. bölümünü inceleyeceğim. Yazar tüm kitap boyunca yaptığı gibi bu bölümde de birçok bilim dışı görüşü gerçekmiş gibi anlatıyor. Ben de bu yazımda bu yanlışları tek tek gözler önüne serip bu konulardaki bilim dünyasındaki hakim görüşleri sizlerle paylaşacağım. Ama daha önce sizlerin, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Fizik ve Paleoantropoloji Bölümünden Prof. Dr. İzzet Duyar'ın 1999 yılında Bilim ve Ütopya Dergisinin 60. sayısında (s. 40-45, 1999) yayımlanan İnsan Evrimi ve Yaratılışçılık başlıklı makalesini okumanızı öneririm. Prof. Dr. İzzet Duyar makalesinde Evrim Aldatmacası kitabındaki birçok bilim dışı noktaya değiniyor ve özellikle de insan evrimi konusunda kitaptaki yanlışları ve yaratılışçıların tutarsızlıklarını gözler önüne seriyor.

Harun Yahya'nın 20 Soruda Evrim Teorisinin Çöküşü kitabını incelemeye devam ediyorum. Bu yazımda kitabın 2. bölümündeki birçok yanlışa değineceğim. Sözü uzatmadan hemen kitaptan alıntı yapmaya başlıyorum. Bölümün adı Evrim Teorisinin çürütülmesi Yaratılışın doğruluğunu nasıl gösterir?. Bölümün hemen başında HY şöyle demiş:

Harun Yahya'nın 20 Soruda Evrim Teorisinin Çöküşü adlı kitabındaki bilimsel yanlışlar ile başladığımız bu bölümün sonunda umarız ki bilimin gerçeğini gördüğünüzde neden bilimadamlarının neredeyse tamamının evrimi desteklediğini görecek ve sizin de ya içinizde bir şüphe uyanacak ya da evrimi destekleyeceksiniz. Sitenin diğer bölümlerini de okuyarak evrimin hayatımızın bir parçası olduğunu, dünyayı nasıl şekillendirdiğini daha net görebilirsiniz.

Bu kitaptaki birçok bilimsel yanlışı ve gerçek dışı iddiayı ortaya koymaya çalışacağım. Bu yazımda kitabın birinci bölümü olan Evrim Teorisi neden bilimsel ve geçerli bir teori değildir? bölümündeki yanlışları teker teker inceleyeceğim.

Yanıt: 19. yüzyıldaki Sanayi Devrimi çağında, ısı makinelerinin verimini arttırma çabalarının ürünü olarak ortaya çıkan termodinamik bilimi, tümdengelimci kuruluşu ile doğadaki olayların ve süreçlerin olabilirlik koşullarını kimi yasalarla belirlemektedir. Bu bilim alanının İkinci Yasasıyla fiziğe getirdiği kavramlardan biri de, çevresiyle enerji alışverişi yapmayan, yalıtılmış sistemlerde yürüyen olaylarda her zaman artacağı kuralı getirilen ve enerjinin değersizleşme derecesini veren bir fonksiyon olarak tanımlanabilecek "entropi" kavramıdır.

Kendiliğinden yürüyen olaylarda entropi artar ve sistem dengeye ulaşınca en büyük değerini alır. Yaratılışçıların göz ardı ettikleri nokta, dünyanın yalıtılmış bir sistem olmadığıdır. Yeryüzü, güneşten sürekli enerji aldığı için açık bir sistemdir. Açık sistemlerde enerji ve entropinin değişme süreçleri yalıtık sistemlerdeki gibi değildir. Açık sistemde metabolizma sürecine sürekli olarak enerji girmesi, düzenliliğin ya da örgütlenmenin bir ölçüsü olan negentropiyi ya da negatif enerjiyi arttırır. Böylece entropi artışı, negentropi artışı ile karşılanabilir ve denge durumunda entropi değişmez olur. Dolayısıyla canlıların karmaşık moleküler oluşumu ile bölgesel entropi azalmaları göstermesi, termodinamiğe aykırı değildir. Ancak, tüm Güneş Sistemi incelenecek termodinamik sistem olarak seçilirse -ki o da evrenin geri kalanından yalıtılmış değildir- net entropi artışı söz konusu olabilir. Kaldı ki, geçen yüzyılın sonunda geliştirilen ve maddenin atomlu yapısını göz önüne alan istatistik termodinamik, çok sayıda parçacık içeren sistemlerde denge konumu çevresinde dalgalanmalar olacağını ve yerel entropi azalmaları görülebileceğini kanıtlamıştır.

Osman Gürel'in "Yaşamın Kökeni" (Pan Yayıncılık, Ekim 1999) adlı kitabından alınmıştır

İddia: "Evrim Kuramına göre, yüzlerce ara geçiş formu fosilinin olması gerekir. Eksiksiz ve kompleks özellikleriyle 250 bin türün mükemmel şekilde korunmuş fosili bulunmuş; ara geçiş formuna asla rastlanmamıştır. Evrimciler kendi sınıfladıkları hayvan türleri arasında bir geçiş gösterememektedir. Balıklardan amfibiyenlere, amfibiyenlerden sürüngenlere, sürüngenlerden memelilere ya da kuşlara geçişi gösteren herhangi bir ara geçiş formu yoktur. Bu nedenle evrim geçersizdir; evrim kendi kendine olamaz, balıklar, sürüngenler, memeliler, kuşlar bir anda Tanrı tarafından belli bir tasarımla yaratılmışlardır." (Harun Yahya, Yaratılış Atlası 1, s.613; Yaratılış Atlası 2, s.24, 28)

Yanıt: Yaratılışçıların bu iddialarının hiçbiri bilimsel olarak geçerli değildir. Çünkü pek çok geçiş fosili bulunduğu gibi, pek çok geçiş canlısı da mevcuttur. Yaratılışçılar, geçiş türleri hakkında son derece önyargılı ve cahilce davranmakta; işlerine gelmeyen bilgiyi de her zaman olduğu gibi çarpıtmaktadır. Öncelikle şunu belirtmekte yarar var: Geçiş türleri veya fosillerini bulamasaydık da, bu Evrim Kuramını geçersiz kılmazdı. Bugün Coelacanth gibi, Archaeopteryx gibi, Icthyostega gibi, Seymouria gibi geçiş fosillerine rastlıyorsak, bu sadece şanslı olmamızdan dolayıdır.

İddia: Darwin ırkçı ve Türk düşmanıydı. W. Graham'a yazdığı 3 Temmuz 1881 tarihli mektubunda, ırkçı düşüncesini şöyle ifade etmişti: " ( ) Avrupalı ırklar olarak bilinen medeni ırklar, yaşam mücadelesinde TÜRK BARBARLIĞINA karşı galip gelmişlerdir. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımda, BU TÜR AŞAĞI IRKLARIN çoğunun medenileşmiş yüksek ırklar tarafından elemine edileceğini (yok edileceğini) görüyorum" (Harun Yahya, Yaratılış Atlası 1, s.606).

Yaratılışçıların bu iddiaları, "yüksek makamlarda da" etki yaratmış olmalı ki, (hem de) Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik, Charles Darwin'in Türkler hakkında "Gelişimini tamamlamamış, adi bir ırk" dediğini iddia etmiştir.

Yanıt: Darwin'e ait, Türkler ile ilgili bu tip ifadelerin yer aldığı hiçbir kaynak bulunmamaktadır. Bakan Çelik'in Charles Darwin ve evrim kuramıyla ilgili bilgisinin sadece, Amerikalı Yaratılışçıların ülkemizdeki sözcüleri durumunda olan kişilerin çevirdikleri yayınlara dayandığı görülmektedir. Bu yayınların bir özelliği ise, bilinçli şekilde yapılan çeviri hataları içermeleridir.

İlgili Makaleler

Son Yaratılışçılara Cevaplar Makaleleri Yorumları

" Bitkiyi inceleyiniz, onun şekli evrilen bütün canlıların hatıralarını betimler. "
[Rudolf Steiner]